Gezi Alemi

e-Posta:    Şifre:     Kaydol | Şifremi Unuttum
 
Gezi Alemi ::::: Türkiye ::::: Ankara ::::: İçinde Milli Olmayan Milli Parklar (Soğuksu-Kızılcahamam)        
Ülke Şehir Ekleme Düzenleme Gezi Tarihleri Okunma Yorum Yazan 
Türkiye Ankara 27 Temmuz 2011 07 Mayıs 2011
07 Mayıs 2011
10429 5 Ferudun Babacan 

 İçinde Milli Olmayan Milli Parklar (Soğuksu-Kızılcahamam)
 (Genel)

Ama tam tamanına kaç tane?
Valla öyle bir yapmışlar ki
Web sayfasını.
Tek tek saymak gerekiyor,
Tahminim Kırka Merdiven dayamış.
Halbuki şöyle bir liste yapsalar?
Bir bakışta anlasak.
Ben salak biraz salağımda.


Çocukluğumda sorarlardı;
Hiç milli oldun mu?
Olmadım derdim.
Ama bir gün olucam.
Valla eşek kadar olduk,
Nerdeyse öbür tarafa doğru valizi hazırlarken,
Hala milli olamadım.
İnşallah son nefesten önce nasip olur da
Bir gün milli olurum.
İşte bu nedenle,
Milli Parklara özel bir ilgim var efendim.
Fırsat buldukça sık sık giderim.
Ve gezerken karşıma çıkanlara;
Hiç milli oldunuz mu?
Diye sorarım.
Bir gün dayak yiyeceğim ama
Şimdiye kadar,
Evet, ben milli oldum diyene rastlamadım.
Parklarımızın adı milli ama
İçinde maalesef Milli olmayan Milli Parklar...

Çıktık açık alınla,
Kızılcahamam'a.
Ama önce
Kurt boğazı Barajı
Bir zamanlar ne kurtlar vardı
Bu boğazda ki?
Adı buradan geliyor olsa gerek.
Kurt boğazı Barajı.

 

Son durum;
ANFA'cılar var,
Her yerde olduğu gibi.
O an aklımdan,
Güvenlik hizmetlerini özelleştirsek mi geçiyor.
İhaleyi ANFA almasın?
Belediye bir ara epey çalışmış ama şimdilik beklemede.
Çevre düzenlemesi bitince,
Ankara'nın güzel mesire yerlerinden biri olacak.
Kimse içme suyuna ve sabuna dokunmasın diye
Çevresi tel örgü ile çevrilmiş.

 

Felsefe şöyle güzel,
Doğal bir ortam mesire yeri olacak ama
Bundan baraj olumsuz yönde etkilenmeyecek.
Temennimiz en kısa sürede bitmesi ve halka açılması.
Şimdi rahmetli Ahmet Vardar olsa idi
Muhtemelen şöyle mi derdi;
Çabuk bitirin orayı,
Gelirsem fena olur.

 

Ve geldik Kızılcahamam'a.
Açıkçası kızacaktım kendi kendime.
Ama küresel ısınma var.
Küre zaten ısınıyor,
Hemen vazgeçtim.
Bir de Sayın Yetkililer sürekli kızmaca halindeler.
Korkarım yakında dünya cehennem olacak.

Patalya Oteller Zinciri
Haberal Grubuna aitmiş.
Kim ne derse desin,
Haberal hakkında,
Cerrahlığına ve yatırımcılığına kimse bir şey diyemez.
Yıllar önce burayı görmüş ve yatırımını yapmış.
Bu konuda diyeceğim tek şey;
Herkes için tek kural;
Tutukluluğun bir sınırı olmalı.


Hani bizim Gülhan Şen hep yurt dışı programları yapıyor ya
Bende oluşan kanaat;
Bir yurt dışı,
Bir de
Yurdum içeri.
Ve
Burnumuzun dibindeki Kızılcahamam'a ilk kez gel.
Hani derler ya
İnsan burnunun dibini görmezmiş.
Aynen öyle.
Utandım kendimden.
Şimdiye kadar neden gelmedim diye

 

Şöyle yan gelip yatmak varken,
Harem ile mutlu bir şekilde yaşamak varken,
Olabildiğince çocuk yapmak varken,
Bunları elinin tersi ile itmiş
Ve
Memleketin her köşesini adım adım gezen Ata'mız,
Buraya da uğramış(16 Temmuz 1934)
Ve şöyle demiş;
''Bu cennet yurt köşesinde mutlusunuz Kızılcahamamlılar''
Ardından şunu eklemiş;
''Bu su altın gibi''
Biz de tesise girdik,
Bilgi aldık.
Ve birkaç bardak içtik.
Gerçekten lezzetli hissettik.
Ata'mızın uğramadığı tek yer;
Amasra gibi
Sebebini henüz öğrenemedim.
Bilen varsa, memnun olurum.
Belki de
Cihan Fatihi Mehmet Sultan'dan sonra,
O meşhur sözü;
Lala Lala Çeşmi-i Cihan bu mu ola?
Üstüne bir şey söylemek istememiş olabilir mi?

Amasra'ya Fevzi Çakmak,
İsmet İnönü,
Cemal Gürsel,
Cevdet Sunay gelmişler...
Ama
Atatürk gelmemiş.

Hani bazen bir söz görürsünüz,
Altında Atatürk imzası.
İçinizden dersiniz ki
Gerçekten bunu demiş mi?
Ya da
Her konuda bir şey söylemiş
Acaba bu konuda da bir şey demiş mi?
Valla ben ilk kez duyuyorum;
Bu su altın gibi diyerek,
Su konusunda da bir şeyler söylemiş.
Acaba aklına o an;
Kral Midas gelmesin?
Hani şu yediği, içtiği her şey altın olan Midas?

 

Evet işte,
Kızılcahamam Soğuksu Milli Parkı.
Ama
Milli futbolcu yok,
Milli Atlet,
Kısaca Milli Sporcular...
Neden acaba?
Hemen buraya uğradım;
Şöyle bir harita,
Kroki
Ya da kum sandığı çalışması var mı dedim.
Yan tarafta dediler.
Burada bir müze var.
Orman Bakanlığına bağlı küçük ama sevimli.
Ve
''Soğuksu Milli Parkı ve Çevresi Jeositleri, 2007''
Kitap şu an masamda.
İlk fotoğrafta Atatürk,
Son derece modern kıyafetle toprağa oturmuş bağdaş kurmuş.
Şimdi burası, anıt haline gelmiş ve her sene, 16 Temmuzda, şenlikler var.
Hemen yan sayfada el yazısı ile yer bilimleri hakkında tuttuğu notlar...
Çok güzel hazırlanmış,
Emeği geçen herkesi tebrik ederim.

 

Ben doğayı çok severim.
Çünkü
Doğa Allah ile baş başa kaldığım yerdir.
Ve insanoğlunun kullandığı bütün buluşlar doğadandır.
Mesela şu;
Bariyer.

Dokunmayınca kalkmıyor...

 
Ben görmedim ama
Soğuksu Milli Parkı'nın sembolü;
Bu Kara Akbaba imiş.
Çünkü
http://karaakbaba.kad.org.tr/hpopulasyon.html
Bu kuşun nesli maalesef tükenmek üzere.
Kelaynak Kuşları gibi
Onlarda Urfa-Birecik'te.
Ama
Bakıyorum erkeklere;
Kafayı kazıtan kazıtana.

Ve
Kanat açıklığı üç metreyi buluyor.
Karaakbaba'nın.
Ağırlığı da maşallah 7-12.5 Kg arası.
Kuzu deryası bunlar, kuzu.
Ulan ne çevirmesi olur?
ABD'nin insancıl savaş uçaklarına benziyor.
En yoğun olduğu yerler;
Kızılcamam-Soğuksu Milli Parkı
Eskişehir-Türkmenbaba Dağı.
Bu kuşa özellikle bir partimizin sahip çıkması gerekiyor.
Ne de olsa isim benzerliği.
Kuşları çok severim,
Ve izlerim.
Mesela
Bizim Muhabbet Kuşu Boncuk ile Komşularımızın Kuşu Tombiş
Uzun süre sonra birbirlerini görünce yaptıkları o doyumsuz muhabbet;
Bana Şems ile Mevlana'nın ilk karşılaştıkları anı hatırlatır.
Ve hep şöyle derim;
Kuşlar uçmasa,
Bu dünyada kimse mutlu olamaz.
Mutluluk uçmaya bağlı.
Kuşlarımız iyi bakmalıyız,
Ve hep uçurmalıyız.

 

Yine Ata'mızdan bir söz;
''Ormansız ve Ağaçsız Toprak Vatan Değildir''
Acaba çöle sahip bazı Ortadoğulu ülkeler bu yüzden mi alınganlar?
Anıtkabir'e bile uğramıyorlar.


 

Askerli yapanlar bilir.
Bu fotoğraf kum sandığı.
Ya da
Bölgenin kabartma haritası.
Görüldüğü gibi
Bir O Harfi ile Soğuksu Milli Parkını gezmeniz mümkün.
Derin bir vadi ile sağa doğru uzanan daha küçük bir vadiden oluşuyor.
Ama
Yolların çok sağlıklı olmadığını,
Mümkünse dört çeker ve yüksek araba ile dolaşın dediler.

 

İşte Soğuksu Milli Parkı ayılarından biri.
Bir daha dünyaya gelsen ne olmak isterdin deseler?
Ayı derdim, AYI.
Hem armudun iyisini ye,
Hem altı ay deliksiz uyu,
Hem de
Balık ve bal ile beslen,
Ve de
Ormanda yaşa.

 

Tilki'ye gelince;
Allah'ın yarattığı hayvan ve bitkiler,
Beyinlerine hangi yazılım yüklendi ise
Aynen o şekilde hareket ederler.
Yani
Tilki,
Çakal,
Akrep,
Yılan ve çiyan sinsi hayvanlardır.
Ortak özellikleri sevimsizdirler.
Buradan sinsilere duyurulur.
Yani
Ya olduğunuz gibi olun
Ya da
Göründüğüz gibi
Gereksiz yere, sinsi iken kendinizi sevimli göstermeyin.
Bir tilki ne kadar şaklabanlık yaparsa yapsın
Bu maymuna yakışır.

 

Efendim,
Bu kavram yeni gelişiyor.
Turizm alanı da.
Fosil ağaçlar.
Yani jeositler...
Ya da
Silişleşmiş Ağaçlar.


Öğle yemeğinde,
Köfte yiyelim dedik.
Lokanta önünde kocaman harflerle yazıyor;
İÇKİSİZ.
Geçenlerde bir yazarımız dedi ki
Kalp, yürek ve gönül.
Olumsuzları ise
Kalpsiz, gönülsüz ve de yüreksiz.
Olumluda üçünü de kullandığımız kelimeler,
Olumsuzda başka anlamlara gelebiliyor.
Güzel ve de
Çarpıcı bir örnek.
İnsan da
Hava, su ve de yemek ile yaşar.
Yani
Havasız, susuz ve de yemeksiz yaşayamaz.
Yani
İçki deyince
Su içmek,
Ayran içmek,
Limonata içmek,
Rakı içmek,
Şarap içmek.
İçkisiz deyince
Sanki ben su bile mi içmeyeceğiz gibi algılıyorum?
İÇKİSİZ'i görünce de
Valla diyorum ya boğazıma takılırsa lokmalar,
Su bile mi içmeyeceğiz?

Mesela
''İç ki
Susuz kalmayasın''
Bu arada,
Farz edelim,
Tüm yerlerde Alkollü içecek verilmiyor ama
Yabancı turist istiyor,
Ne olacak?
Geçenlerde içkisiz yazan bir yere girdik,
Turistler yabancı idi,
İşletme sahibi dedi ki
Abi, hiç önemli değil veririz.
O zaman o yazı neye konuyor?
Valla bu konunun bence özellikle,
''Turizm açısından'' bir kez daha düşünülmesi lazım.

İÇKİSİZ'i birebir tercüme etsek İngilizceye;
''Without drinking'' mi olur?
Bunu okuyan yabancı ne düşünür?
İçkisiz lokantada yedik,
Hesabı ödedik,
Bir güzel de kazıklandık.
Bir de içkili olsa idi?

Gelelim diğer konuya;
Şahsen ben okuduğum gazete özelimdir diye düşünür,
Ve de
Kapının girişine herkesin görebileceği şekilde
Sanki gözünün içine sokar gibi para verseler koymam.
Yapmayacağım şey de
Açıkçası itici geliyor.
Buradan ilgililere duyurulur.
Bir ideolojiyi yaymaya çalışan değerli arkadaşlar,
İşin psikolojik etkilerini de iyi düşünün.
Şahsen bende olumsuz bir etki bırakıyor.
En kötüsü de
Fenerbahçeli olmadığı halde
Sırf karşısındaki kişiye şirin görünmek
Ya da
Ağzından birkaç laf alıp
Bir yerlere satmayı marifet sayan;
Sinsi kardeşlerimiz.

 

Gırbıslı Lehçesi ile
Alın size bir ''sulu çember''
Soğuksu Milli Parkı'na girmeden önceki meydan.



Kızılcahamam'a gelinir de
Maden sodası içilmez mi?
Ama benim favorim;
Beypazarı.

 

Hoşgörü mizah ile başlar.









 Yazılan Yorumlar...
Ramo
(05 Mayıs 2020)

Bende gezdim ama senin gibi göremiyor, anlatamıyoruz kardeşim
teşekkürler nükteli anlatım için
Neşe hanımın söylediği gibi bağımlılık yaptın

seereererer
(28  Aralık 2011)

haniii dağlarr, ovalar nerede? lütfen koyun performans ödevi yapıcam...

NEŞE
(27 Temmuz 2011)

Mehmet bey,gözlemlerinize tamamen katılıyorum ve aynı soruları kendi kendime öyle sık soruyorum kiii....Biz çok güzel günler geçirmişiz geçmişte,kıymetini şimdi anlıyorum...Biz bu hale nasıl geldik????

mehmet atak
(27 Temmuz 2011)

Sevgili Ferudun,
kalemine sağlık, gittiğin yerleri görmüş gibi oluyoruz. Güzel Anadolumuzda gittikçe artan İÇKİSİZ yerine HOŞGÖRÜSÜZ veya KENDİNE GÜVENSİZ mi yazsak acaba? Meyhanenin bile kültürünü oluşturmuş bir toplumdan bu günlere geldik, artık herkes kıyıda köşede gizlice içip çevreyi berbat ediyor (Dadaydan biliyorum). Yazılara devam lütfen, selamlar

NEŞE
(27 Temmuz 2011)

Ferudun bey tatil e gitti galiba,hiç ses seda yok..Yine İlk yorumcusu olduğumu görse memnun olurdu...Hiç görmediğim bir yöre yi tanımış oldum,esprili anlatım bizde bağımlılık yaptı..Teşekkürler..

 Yorum yazmak isterseniz...
 
Yorum Yazabilmek İçin Üye Girişi Yapmalısınız.