Ayutthaya


Chiang Mai'ye gitmek üzere Bangkok'tan sabah erken saatlerde yola çıkıyoruz. Arzumuz görebildiğimizi kadar çok yeni yer görmek. Bu sebeple sabah erken saatlerde yolumuzun üzerinde bulunan Ayutthaya isimli şehre giden trene biniyoruz. Ayutthaya, Bangkok'tan önce Tayland'in eski başkenti imiş ve geçmiş donem Tay tapınak mimarisini tanıma sunan bir şehir. Bangkok'a otobüs ile yaklaşık 1 saat, tren ile 1.5 saat mesafede.

  

Tren kalkış saatimiz 7 olmasına rağmen, tren ancak saat 7.45 gibi harekete geçiyor. Tren oldukça eski ve bakımsız. Sıcaklık sebebiyle her kompartımanda bir kaç adet vantilatör bulunmakta. Trenin bir ilginç özelliği de koltuklarının yönlerinin gidilen istikamete göre değiştirilebiliyor olması. Anlayacağınız ters yöne oturarak yolculuk etme gibi bir sıkıntı bu trende yok. Saat 9.30 civarı Ayutthaya'ya varıyoruz, planımız aksam saatlerine kadar şehri keşfetmek ve saat 19.45'de yataklı tren ile Chiang Mai'ye gitmek üzere yola çıkmak.

  

Öncelikle şehrin tarihçesi: Ayutthaya
Krallığı, M.S. 1351-1767 yılları arasında Tayland bölgesinde hüküm sürmüş ve
başkenti Ayutthaya şehri olmuş Tay şehir devletidir.
Daha sonra Siyam'in başkenti Ayutthaya olmuştur. Asya'daki
en önemli ticaret merkezlerinden biri haline gelen Ayutthaya şehri 1700 yılında
1 milyon kişilik bir nüfusa ulaşmıştır ve dünyanın en kalabalık şehirlerinden
birisi olmuştur. Başta Portekiz olmak üzere birçok Avrupa ülkesi de
Ayutthaya'da ticari faaliyette bulunmuştur.
Yaklaşık
400 yıl süren bir refah döneminin ardından Ayutthaya şehri komşu Burma'dan
gelen istilacılar tarafından 1767 yılında işgal edilmiş ve tamamıyla yakılıp
yıkılmıştır.

Şehrin tren istasyonuna vardığımızda tuktuklar karşılıyor bizi. Çantalarımızı tren garındaki emanetçiye bıraktıktan sonra yürüyüşümüze basılıyoruz. İlk durağımız Floating Market & Elephant Village adındaki yuzen pazar ve fil koyu. İşimden  dolayı beklentilerimiz oldukça yüksek ve maalesef karşılaştığımız manzara karşısında buyuk hayal kırıklığı yasıyoruz.

 

Tamamen turistler için düzenlenmiş bir kaç filin ve kaplanın show amaçlı sergilendiği sahte bir koy ve ayni şekilde yapay bir pazar. Filler gayet hüzünlü ve mutsuz görünüyor. Fil koyunu biraz dolaştıktan sonra yüzen pazara doğru yöneliyoruz.



Yüzen pazar, ahşap platform üzerinde yürüdüğünüz, platform kenarlarındaki kayıklardan yiyecek ve içecek satın bir mekan. Farklı yiyecekler tadabilir ve çeşitli hediyelik eşyalar alabilirsiniz. Fiyatlar çok pahalı olmamakla birlikte, pazarlıkla uygun fiyatlı ürünler alabilirsiniz.


Biraz dolaşıp yemek yedikten sonra bu mekandan ayrılıp gerçek Ayutthaya hayatini ve tarihi kalintilari gormek uzere şehre dönüyoruz. Şehir gayet küçük, yürüyerek ulaşım kolay. Bir sonraki durağımız eski tapınak harabelerinin bulundugu, Ayutthaya'nın görkemli günlerinden kalan Budist tapınaklarinin olduğu Ayutthaya Tarihi Parkı isimli bölge. Bu bölge 1991 yılında UNESCO Dünya Mirasları listesine alınmıştır.

 

Gezimizi tamamladıktan ve  bir şeyler yedikten sonra tren istasyonuna doğru yola çıkıyoruz. Chiang Mai'de görüşmek üzere..